14 Ocak 2026
Bilişim

Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Kamu Dijital Dönüşüm Zirvesi'nde e-Devlet Kapısı’nın 68 milyon kullanıcı ve 9 bini aşkın hizmete ulaştığını belirterek, Türkiye’nin büyük ölçekli ülkeler arasında dünya genelinde ilk 3’te yer aldığını söyledi. 2025 yılı itibarıyla 3 ayrı bakanlıkta yapay zekâ ve veri analitiği projelerini başlattıklarını kaydeden Atalay, Ankara Gölbaşı’nda kurulacak 30 MW kapasiteli yeni veri merkezinin yakında ihalesinin yapılacağını açıkladı.

Kamu Dijital Dönüşüm Zirvesi, BTK Yerleşkesi'nde BTK Başkanı Prof. Dr. Ömer Abdullah Karagözoğlu, Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Brother Türkiye Genel Müdürü Batuhan Demirkök'ün açılış konuşmaları ile başladı. Zirvede “Dijital Dönüşüm, Millî Teknoloji Hamlesi, Kamu Kurumlarında Dijital Dönüşüm, Yapay Zekâ, Dijital Ekonomi, Dijital Devlet, Dijital Liderler” gibi konular masaya yatırıldı.

Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, e-Devlet Kapısı’nın başarısı ve Türksat’ın gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Dijital dönüşümün sadece teknik bir süreç değil, aynı zamanda kültürel bir değişim olduğunu vurgulayan Atalay, Türkiye’nin bu alandaki veri varlığını işleyerek yüksek katma değere dönüştürmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin dijitalleşme alanındaki en güçlü göstergesinin e-Devlet sistemi olduğunu ifade eden Atalay, sistemin bin yüzün üzerinde kuruma ait 9 bin 200'e yakın hizmeti başarıyla sunduğunu belirtti. Kayıtlı kullanıcı sayısının 68 milyona ulaştığına dikkat çeken Atalay, “Anlık olarak 300 bin işlemin yapıldığı, dünyanın her yerinden erişilebilen bu sistem, Türkiye Cumhuriyeti’nin en kolektif başarı örneklerinden biridir. Burada olağanüstü bir başarı hikâyesi yazıldı. Kâğıt ve posta sistemine dayanan Avrupa örneklerinin çok önünde, kesintisiz ve dijital bir yapıya sahibiz.” dedi.

Türkiye’nin e-Devlet sisteminin dünya sıralamalarında ilk 10’da yer aldığını belirten Atalay, “Nüfus ölçeği bakımından değerlendirildiğinde Türkiye, küresel ölçekte ilk 3 ülke arasında. Hatta pek çok durumda birinci sırada olduğumuzu söyleyebiliriz." diye konuştu.

-“Veri, İşlenmesi Gereken Bir Altın Madenidir”
Kamu kurumlarında üretilen devasa veri boyutuna değinen Atalay, Türksat olarak 16 bakanlığın tamamında toplam 229 aktif proje yürüttüklerini açıkladı. Verinin tek başına bir maliyet yükü oluşturmaması için anlamlı hâle getirilmesi gerektiğini belirten Atalay, “Üzerinde oturduğumuz bu veri madenini işleyerek bilgi ve bilgelik seviyesine ulaştırmalıyız. 2025 yılı itibarıyla üç ayrı bakanlıkta veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarını başlattık. Güçlü yapay zekâ ekibimizle bu verileri ülke ekonomisi için kıymetli hâle getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

-“Siber Güvenlik, Musibet Değil, Risk Temelli Yönetilmelidir”
Siber tehditlerin dijitalleşmenin önündeki en büyük risk olduğunu kaydeden Atalay, siber güvenliğin "musibet başa gelmeden" yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı. Güvenliğin veriyi hapsetmek olmadığını belirten Atalay, “Marifet, erişimi mümkün kılarak mahremiyet ve bütünlüğü sağlamaktır. Sektördeki yetişmiş insan kaynağı ihtiyacımızı gidermek adına örgün eğitim dışındaki alternatif eğitim metotlarını ve BTK Akademisi’ni çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

-Türksat’tan Yapay Zekâ Destekli Yeni Veri Merkezi
Türksat’ın ticari bir anonim şirket dinamizmiyle çalıştığını hatırlatan Atalay, Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden birinin temelinin atılacağını müjdeledi. Gölbaşı merkezli kurulacak 30 MWA gücündeki veri merkezinin ihale sürecinin kısa sürede tamamlanacağını belirten Atalay, “CPU ve GPU tabanlı sunucularla donatılacak bu merkez, kamu ve büyük ölçekli şirketlerin yapay zekâ uygulamalarına yüksek standartlarda hizmet verecek. Yaklaşık iki yıl içinde hizmete girmesi planlanan bu tesis, Türkiye’nin dijital altyapı gücünü bir üst seviyeye taşıyacak.” dedi.
BTK Başkanı Prof. Dr. Ömer Abdullah Karagözoğlu ise yerli ve millî teknoloji üretiminin dijital egemenlik için taşıdığı önemi vurguladı. Teknolojide öz yeterlilik konusuna dikkat çekmek amacıyla geçmişteki bir belediyecilik tecrübesini paylaşan Karagözoğlu, aylarca test edilen bir ödeme sisteminin açığının vatandaşlar tarafından sahada 40 dakika içinde tespit edildiğini anlattı. Karagözoğlu, “Bir sistemi kendiniz meydana getiriyorsanız, zafiyetlere karşı tedbirini de çok kısa sürede alabilirsiniz. Ancak başkasına muhtaçsanız orada sıkıntı başlar. Ne kadar kendi teknolojimizi kullanabiliyorsak o kadar güçlü oluruz.” dedi.

-“Yapay Zekâ Tamamlayıcı Unsur Oldu”
Dijital dönüşümün en önemli destekçisinin yapay zekâ teknolojileri olduğunu ifade eden Karagözoğlu, bu teknolojinin sağlıkta görüntüleme analizlerinden adalet hizmetlerindeki karar destek sistemlerine kadar hayatın her alanına dokunduğunu belirtti. Karagözoğlu, dijitalleşmenin kamu hizmetlerinin sunumunu olduğu kadar, yönetilme biçimini de köklü şekilde değiştirdiğini ve kalkınma hedeflerine kalıcı kazanımlar sunduğunu kaydetti. Tarımdaki dijitalleşme sürecine de değinen Karagözoğlu, geçmişte elma bahçelerinde zararlı tespiti için kullanılan "reçine evleri" yönteminin yerini bugün 5G, uydular ve sensör verilerinin aldığını hatırlattı. Sağlıklı tarım ve "pestisitsiz tarım" vizyonuna dijital verilerle ulaşılacağını belirten Karagözoğlu, dijital gelişimin geleneksel tecrübelerle birleştirilerek toplum faydasına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

-“Siber Vatanımızı 7/24 Korumaya Devam Ediyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Millî Teknoloji Hamlesi’nin dijital geleceğe yön verdiğini belirten Karagözoğlu, siber güvenliğin bu vizyonun temeli olduğunu ifade etti. BTK bünyesindeki Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ve SOME ekipleriyle dijital sınırların korunduğunu kaydeden Karagözoğlu, “Elektronik haberleşmeden veri ekosistemlerine kadar her alanda yerli ve millî çözümleri destekleyerek dijital egemenliğimizi güçlendirmeyi önceliğimiz olarak sürdürüyoruz.” diye konuştu.